SUBWAY SURFERS NEW YORK AMERICA V1.20.1 SINIRSIZ GOLD/KEY APK İNDİR!

Subway Surfers New York America v1.20.1 Android Sınırsız Para ve anahtar hileli mod apk'sı sizlerle...

TEEN WOLF SEZON 3 BÖLÜM 23 HD FULL İNDIR!

Teen Wolf Sezon 3 Bölüm 23 hd olarak sitemizden indirebilirsiniz. Teen Wolf Sezon 3 Bölüm 23 yayımlanmıştır. Teen Wolf Sezon 3 Bölüm 23 iyi keyifler. Teen Wolf Sezon 3 Bölüm 23 hakkında bilgiler.

FIFA 2014 TÜRKÇE YAMA İNDIR - DOWNLOAD - YÜKLE - OYNA

FİFA ve PES serisi üreticileri son zamanlarda birbirleriyle rekabet içerisinde olan firmalardır. FİFA mı? PES mi? sorusu çok güzel bir sorudur aslında. Fakat bu iki güzel serinin hangisinin daha...

Windows 8 Orjinal Yapmak

Ben Windows 8 ürünümü bu şekilde aktifleştirdim arkadaşlar. Sizler de bu programı indirip çalıştırarak Windows 8'i orjinal yapabilirsiniz...

PES 2014 TÜRKÇE YAMA İNDİR - YÜKLE - DOWNLOAD

Beğenilen Futbol Oyunu Pes 2014 İçin Konami Tarafından Hazırlanmış Orijinal Türkçe Dil Dosyasıdır.

POU V1.4.29 ANDROID SINIRSIZ PARA HILELI MOD APK INDIR

Pou v1.4.29 Android Sınırsız Para APK, Pou v1.4.29 Android Sınırsız Para APK indirebilirsiniz. Pou v1.4.29 Android Sınırsız Para APK sitemizde artık mevcuttur. Pou v1.4.29 Android Sınırsız Para APK yükleyin ve sınırsız...

30 Nisan 2013 Salı

Real Madrid - Dortmund 2-0 Geniş Maç Özeti

2-0 biten Real Madrid - Dortmund maçının geniş özeti sizlerle! Real Madrid - Dortmund 2-0 maçının geniş özetini aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz. Real Madrid - Dortmund (2-0) Maç Özeti!

Bu video Adobe Flash Player'ın son sürümünü gerektirmektedir.

Adobe Flash Player'ın son sürümünü indirin.

Evangelion'un mangası 18 yıldan sonra sona eriyor

Gelmiş geçmiş en önemli animasyonlardan birisi olan Neon Genesis Evangelion'un mangası 18 yıldan sonra bitiyor.

Yoshiyuki Sadamoto'nun oldukça yavaş ilerleyen mangası, Haziran ayına kadar son iki bölüm daha çıkacak ve sonra bitecek.

Bir yandan Rebuild of Evangelion'un da Japonya'da son filmi bekleniyor. Yavaş yavaş Evangelion gerçekten bitiyor sanırım.


Watch Dogs'un çıkış tarihi açıklandı

Ubisoft'un beklenen oyunu Watch Dogs'un çıkış tarihi açıklandı. Yapılan açıklamada oyunun dört farklı versiyonla satılacağı da belirtildi.

Oyunun dünya çapında 22 Kasım'da piyasada olacağı, Kuzey Amerika'da 19 Kasım, Avrupa'da ise 21 Kasım tarihinde satışa sunulacağı belirtiliyor.

Oyunu satın alacak olanlar, dört farklı versiyonda oyunu satın alabilecekler. Dedsec Edition, Vigilante Edition, Uplay Exclusive Edition ve Special Edition olarak farklı versiyonları bulunan oyunun, bu özel versiyonlarında farklı ekstralar bulunacak.


Dedsec Edition içeriği:

-23 cm'lik Aiden Pearce Figürü
-Metal kutu
-Dedsec Koleksiyoner kutusu
-Watch_Dogs Artbook
-Oyunun orijinal müzikleri
-Watch_Dogs'daki Chicago haritası
-4 adet Watch_Dogs AR kartı
-3 adet özel arma
-3 adet özel tek kişilik görev

Vigilante Edition içeriği:


-Vigilante Koleksiyoner kutusu
-Aiden Pearce'ın şapkası
-Aiden Perace'ın maskesi
-Oyunun orijinal müzikleri

Uplay Exclusive Edition içeriği ise sadece Uplay üzerinden dijital olarak satın alınabiliyor ve bütün ekstra içerik, özel metal kutuyu da barındırıyor. Special Edition ise içerisinde sadece Breakthrough Pack görevini barındırıyor.

Star Citizen 9 milyon dolar topladı

Efsanevi oyun tasarımcısı Chris Roberts'ın Kickstarter üzerinden bütçelendirdiği projesi Star Citizen, yaklaşık olarak dışarıdan gelen yardımlarla birlikte 9 milyon dolar topladı.

18 Ay sonra çıkması planlanan Star Citizen'da Oculus Rift desteği olması bekleniyor. Chris Roberts geçtiğimiz günlerde PlayStation 4'ün donanımının PC'ye çok benzediğini söyleyerek oyunu PlayStation 4'e de çıkartabileceğini belirtmişti.

The World Cyber Games 2013 sizlerle

The World Cyber Games için ilk detaylar gelmeye başladı. Her yıl soluksuz izlenen ve yüzlerce oyunseveri kendisine çeken WCG, bu yıl için ilginç planlar peşinde. 28 Kasım - 1 Aralık tarihleri arası düzenlenecek olan WCG 2013, Çin’in Kunshan şehrinde gerçekleşecek. Bu hafta içerisinde açıklanması beklenen oyunlar arasında; Counter-Strike:Online, Cross Fire, DOTA 2, Fifa 12, StarCraft II ve Warcraft III olabilir. Büyük oyunlar ve büyük ödüller, en iyi takıma verilecek. Takımlar kıran kırana kapışırken de canlı yayın sayesinde, tüm oyunseverler aynı heyecanı yaşayacaklar.

Company of Heroes 2 (Beta İnceleme)

2006 yılında gerçek zamanlı strateji türünde birçok ödül alarak büyük bir yer edinen Company of Heroes, oyunculara II. Dünya savaşının kederli atmosferinde D-Day çıkarması ve sonrasındaki harekât süreçlerini yaşatmıştı. Sonraki yıllarda Opposing Fronts ile İngiliz ordusu başında Market Garden Operasyonuna ve Tales of Valor ile Alman cephesine sürüklenmiştik. Sabırla Company of Heroes 2’yi bekledik ve THQ’nun mali sıkıntıları ile sarkan süreçle SEGA’nın oyunu ele alması neticesinde şu sıralar oyunun betasına ulaştık. Bu yaz ise Company of Heroes 2 ile oyuncular II. Dünya savaşının soğuk yüzü, doğu cephesine gidecekler. Almanlar ve Ruslar arasındaki destansı savaşlarda komutayı alacaklar. Uluslararası organizasyonlarda tam 8 adet ödül alan ve 11 tane organizasyonda çeşitli dallarda adaylığı bulanan CoH2, gerek strateji olarak gerekse devam oyunu olarak büyük radikal değişiklikler ile geliyor.

Sadece askerinizin gördüğü, sizin gördüğünüzdür
Sadece kendi serisi için değil, tüm gerçek zamanlı strateji oyunları için bir mihenk taşı olabilecek yeni teknoloji TrueSight sayesinde artık sizin görebildiğiniz şeyler birimlerinizin gerçekten görebildiği ile sınırlı. Birimin boyundan uzun bir duvarın ardında ne olduğunu o birim bilemez. Biriminiz bunu göremiyor ve bilemiyorsa, komutan olarak sizde bunu bilemezsiniz. Artık bu teknoloji sayesinde savaş sisi çok daha dinamik ve çok daha stratejik bir öneme sahip. Artık keşifler çok daha zor, pusu harekâtları çok daha olası.

Tüm bunlar tek bir şeye işaret ediyor; CoH’un dikkatli ve öngörülü olmak zorunda olan komutanları artık daha dikkatli ve daha öngörülü olmak zorunda, ancak şunu eklemeden geçemeyeceğim. Savaş sisi ilk oyunda hile ile kaldırılabiliyordu. Eğer ikinci oyunda buna bir önlem alınmazsa, bu teknolojinin gerçekten bir esprisi kalmayacak, hatta çok büyük adaletsizliklere neden olacaktır. Umuyoruz ki yapımcılar da bunu öngörüyorlardır.


Doğu cephesinde tek düşman yoktur, doğayla da savaşabilmelisiniz!
CoH2’yi iddialı kılan bir diğer büyük yenilik ise ColdTech adlı dinamik hava koşulu teknolojisi. Karlı haritalarda dışarıda uzun süre kalan birimler soğuktan donarak yavaş yavaş ölüyorlar. Bu açıdan kullanıcı arayüzünde piyadelerinizin simgesinde küçük bir termometre mevcut. Üşüyen piyadelerinizi en yakın ısı kaynağına veya bina, sığınak gibi fırtınadan korunmalarını sağlayacak yapılara sokmanız gerekmekte. Peki ya daha fazlası? Daha fazlası da var. Fırtınalar. Zamansız gelen fırtınalar o kadar etkili ki birimlerinizin görüş menzilleri ciddi oranda azalıyor ve piyadeleriniz etrafta biraz dolaşsalar dahi hemen üşümeye başlıyorlar.

Bu noktada fırtına sırasında ordunuzun manevra kabiliyeti inanılmaz ölçüde azalıyor. Üstüne bir de komuta ağacı ile elde ettiğiniz hava desteği unsurları da olumsuz hava koşulu sebebi ile pasif oluyor. Fırtınalar bu açıdan iki manaya geliyor; ya düşman kuvvetinin manevra kabiliyeti kısıtlığından ve görüş menzili darlığından faydalanarak taarruza geçebilirsiniz, ya da aynı kısıtlılıklardan sebep, taarruz planınızı geciktirebilirsiniz.

Örneğin fırtına zamanında Panther’im ile taarruza kalktığım sırada bir anda kendimi iki düşman tankının ve piyadelerinin ortasında buldum. Görüş menzilim yeterli olsa asla yapmayacağım bir hareketi, görüşün kısıtlılığına aldanarak yapınca bir Panther tankıma mal oldu.

Aynı zamanda donmuş göller ve nehirlerde gizli birer tuzak olabilirler. Havan ve top bataryası atışları donmuş buzu zayıflatıp, kırabiliyor. Bu noktada buzun üzerindeki bir araç mermiden sağ çıksa dahi kırılan buz ile soğuk suyu boylayabilir. Bu yüzden buzların üzeri, durmak için güvenli yerler değiller. Kırılan buzlar zamanla tekrar donuyor, eski halini alıyor. CoH2 adeta detaylarda saklı bir oyun.

Tanklar, cephenin vazgeçilmez silahları
CoH2’den bahsederken özellikle tanklardan bahsetmek isterim. II. Dünya savaşının önemli unsurlarından biri olan zırhlı araçlar, bu oyunda ağırlıklarını daha fazla gösteriyorlar. CoH’ta rolü tanksavar olan bir tank, piyadelere karşı oldukça etkisiz kalırken, CoH2’de rolü tanksavar olsa dahi tanklar piyadelere karşı etkili olabiliyor. Bu açıdan oyunun tanklara verdiği rolü arttırması benim için oldukça olumlu oldu. Fakat sanmayın ki bu oyunda bir birim mutlak güce sahip olabilir. Tanklar ne kadar etkili birimler olsa da tanksavar birimlerine karşı da o kadar zayıflar. Tanklar neredeyse aldıkları her isabette geçici veya kalıcı kritik hasar alıyor.

Biraz da sanırım bundan bahsetmek gerekli. CoH’ta tanklarda namlu, motor ve palet dışında önemli kritik hasarları yoktu. Artık nişancı, sürücü gibi mürettebatın geçici yara almaları (kısa süreli işgöremez hal) veya kalıcı olarak ölmelerinden, motorun geçici ve kalıcı hasarına kadar tankların hasar sistemi oldukça detaylandırılmış.

Önemli değişikliklerden biri de birimlerin uzmanlık kazanmaları konusunda. Birimler öldürdükleri birimlere göre uzmanlık kazanmak yerine, artık birimler çatışmaya girdikleri birimlere göre uzmanlık kazanıyorlar ki mantıklı olan da buydu. Bu değişiklikten son derece mutluyum. CoH’ta tüm hasarı başka bir birim verdikten sonra son atışı yapan başka bir birim uzmanlığı kapıyordu.

Çatışmış olan başkası, uzmanlığı alan başkası…

Neyse ki bu da son buldu ve çatışıp, savaş deneyimleyen birimler rakibi öldürüp, öldürememelerine bakmaksızın uzmanlık kazanıyorlar. Uzmanlık kazanan birimler ise ek yetenekler ile ödüllendiriliyorlar.

Oyundaki radikal değişiklikler saymakla bitmiyor. Bir diğer değişiklik ise bölgelerin ele geçirilmesi hakkında. Artık bölgelerdeki bayrakların etrafında belli bir çaptaki alanda durmak, bölgeyi ele geçirmek için yeterli. Bu demek oluyor ki bir yandan çarpışıp, diğer yandan ele geçirme işlemi de yapabilirsiniz. Bu sayede ele geçirme sırasında da kıyasıya bir çatışma yaşanması sağlanmış. Bu da son derece olumlu karşıladığım değişikliklerden biri.


Bomboş arazide nereye saklanabilirsin ki?
Değerli MK okuyucuları eminim siz de hemen hemen her oyunda kamufle olan birimlere bu soruyu sormuşsunuzdur. CoH2 bu konuda da gerçekçiliği ön plana almış ve ardına saklanılacak bir cismin veya içine gizlenebilecek bir çukurun olmadığı boş bir arazi ya da yolda, artık keskin nişancılarınız dahil olmak üzere birimleriniz kamufle olup, görünmez olamıyorlar.

Güzel bir düşünce ise haritada üssünüze inşa ettiğiniz yapıların içinde birimlerin üretilmesi yerine üretim emri verdiğiniz birimlerin harita dışından gelmesi. Yapılar da büyük binalar yerine ufak çadırlardan oluşan komuta merkezleri gibi bir görünüme sahipler. Ayrıca şunu da eklemek gerekir ki haritada dışarıdan gelinebilecek belli yerler var. Bunlardan bazıları üssünüzün dışında olabiliyor. Bu noktada böyle bir kapıya sahip bir bölgeyi ele geçirdiyseniz, birimleriniz gelirken en kısa yolu tercih ediyorlar ve cepheye yakın olan bu ileri bölgelerden de haritaya geliyorlar.

Buraya kadar oyunun genel ve büyük değişikliklerinden bahsettim. Şimdi biraz daha detaylara girmek istiyorum. Serinin önceki oyununda savaşın ilk dakikalarında çitlerin, kısa duvarların ne gibi sıkıntılara sebep olduğunu CoH oynayanlar iyi bilirler. Bazen çitten geçemediğiniz için piyadelerinizi makineli tüfeğin üzerine göndermek zorunda kalırdınız. Peki ya CoH2’den ne haber? CoH2’de her şeyi daha gerçekçi yapmaya çalışan yapımcılar bunu ıskalamamışlar ve çitlerin, kısa duvarların üzerinden piyadelerinizi atlatabilme olanağı vermişler.

CoH’a aşina olanlar şunu da hatırlarlar ki en az iki kişinin kullandığı örneğin bir tanksavar topunun başındaki bu iki kişiden birinin ölmesi, diğerinin de otomatik olarak birden bire ölmesi ile sonuçlanıyordu. Bu oyunu gerçeklikten uzaklaştırıyor, saçma bir görüntüye neden oluyordu. Detaycı CoH2 yapımcıları bunu da ele almışlar ve bu gibi durumlarda son kalan asker, silahını bırakıp gerisin geriye harita dışına kaçıyor.

Bomboş arazide nereye saklanabilirsin ki?
Değerli MK okuyucuları eminim siz de hemen hemen her oyunda kamufle olan birimlere bu soruyu sormuşsunuzdur. CoH2 bu konuda da gerçekçiliği ön plana almış ve ardına saklanılacak bir cismin veya içine gizlenebilecek bir çukurun olmadığı boş bir arazi ya da yolda, artık keskin nişancılarınız dahil olmak üzere birimleriniz kamufle olup, görünmez olamıyorlar.

Güzel bir düşünce ise haritada üssünüze inşa ettiğiniz yapıların içinde birimlerin üretilmesi yerine üretim emri verdiğiniz birimlerin harita dışından gelmesi. Yapılar da büyük binalar yerine ufak çadırlardan oluşan komuta merkezleri gibi bir görünüme sahipler. Ayrıca şunu da eklemek gerekir ki haritada dışarıdan gelinebilecek belli yerler var. Bunlardan bazıları üssünüzün dışında olabiliyor. Bu noktada böyle bir kapıya sahip bir bölgeyi ele geçirdiyseniz, birimleriniz gelirken en kısa yolu tercih ediyorlar ve cepheye yakın olan bu ileri bölgelerden de haritaya geliyorlar.

Buraya kadar oyunun genel ve büyük değişikliklerinden bahsettim. Şimdi biraz daha detaylara girmek istiyorum. Serinin önceki oyununda savaşın ilk dakikalarında çitlerin, kısa duvarların ne gibi sıkıntılara sebep olduğunu CoH oynayanlar iyi bilirler. Bazen çitten geçemediğiniz için piyadelerinizi makineli tüfeğin üzerine göndermek zorunda kalırdınız. Peki ya CoH2’den ne haber? CoH2’de her şeyi daha gerçekçi yapmaya çalışan yapımcılar bunu ıskalamamışlar ve çitlerin, kısa duvarların üzerinden piyadelerinizi atlatabilme olanağı vermişler.

CoH’a aşina olanlar şunu da hatırlarlar ki en az iki kişinin kullandığı örneğin bir tanksavar topunun başındaki bu iki kişiden birinin ölmesi, diğerinin de otomatik olarak birden bire ölmesi ile sonuçlanıyordu. Bu oyunu gerçeklikten uzaklaştırıyor, saçma bir görüntüye neden oluyordu. Detaycı CoH2 yapımcıları bunu da ele almışlar ve bu gibi durumlarda son kalan asker, silahını bırakıp gerisin geriye harita dışına kaçıyor. 


Gerçek ses duymak, gerçekten olduğuna inandırır
CoH birçok özelliğinin yanında ses efektleri ile de bilinen bir oyundur. Makineli tüfeğin yere düşen boş kovanlarından, yüksek infilak gücüne sahip mermilerin patlamasındaki ince tınılara kadar savaşın atmosferine kullanıcıyı sokmak için özenle hazırlanmış ses efektleri…

CoH2 bu özelliği tam gaz devam ettirmekle kalmıyor, efektlerin kalitesini bir tık daha arttırıyor. Patlamalar, tankların hareketleri daha gerçekçi hazırlanmış. Özellikle 5.1 ses sistemi kullanan oyuncular, arkalarında ateşlenen bir top bataryasının gümbürtüsü ve üzerlerinden geçen merminin vızıltısıyla, kendilerini o ortamda hissedecekler.

Seslendirmeler
CoH’de her zaman verdiğim bir örnek vardır. Tüfekli askerlerime saldır emrini vermiştim. Alevatar silahı olan Wehrmacht öncüleri ile çatışmaya girmişlerdi. Önce acı bir çığlık ardından içten bir küfür ve “gözlerim!!!” diye bağıran bir adam. Öylesine gerçekçi bağırıyordu ki böyle kaliteli dublajı Hollywood’da anca bulursunuz. Muhtemelen CoH’a dublaj yapan birinin şu anda gözleri yanık olsa gerek. Başka türlü bu ürün ortaya çıkamaz. CoH2’ye gelirsek ne yazık ki güzel şeyler yazamayacağım bu konuda. İlk oyundaki sinema filmi tadındaki seslendirmeler, bu oyunda yok. Hele ki “URAA!” çeken bir Rus mangası var ki sanırsınız dublaj bitsede paydos etsek modundalar. Neyse ki diğer birimlerin seslendirmeleri bu Rus mangası kadar kötü değil ancak CoH’daki kalite de ne yazık ki yok.

Bir iki cümle ile müziktende bahsetmeliyim sanırım. CoH2’de müzikler de oldukça güzel. Özellikle ana menüde ve eşleşme beklerken çalan müzik insanı II. Dünya savaşının kederli havasına sokuyor. Fakat benim şahsi tercihim bu gibi oyunları müziksiz oynamak. Savaşın atmosferine girmek ve o anı yaşamak için benim tercihim hangi oyun olursa olsun bu yönde.

Efsaneye yakışır grafikler
Hiçbir gerçek zamanlı strateji oyunda bulamayacağınız grafikleri CoH bize sunmuştu. Serinin bu devam oyunu CoH2 de bu konuda çok tatminkâr. Özellikle karlı haritalarda beklentimin çok üstünde bir kalite var. Yürüyen her şey karda iz bırakıyor ve bu iz orada kalıyor. Ta ki bir sonraki kar fırtınasına kadar. Bir de bu izlerin stratejik önemi var. Düşman bölgeye ilerlerken daha önce olmayıp da, artık var olan bir palet izi gördüyseniz, tekrar düşünmez gerekir. Pusuya geçmiş bir zırhlı sizi bekliyor olabilir!

Daha çok tankların top atışları veya havan topu patlaması gibi efektler oldukça gerçekçi. Ancak Beta olmasından ötürü grafik performansında oyunun ciddi sıkıntısı var. Akıcı bir grafik elde etmek için düşük ayarlarda oynamak gerekiyor. Piyasa sürümü gelene kadar optimizasyon konusunda geliştirmeler yapılacaktır. Yine de yüksek görsel tatmin potansiyeli olan bu oyunda savaşı son demine kadar yaşamak isteyenler, güçlü bir bilgisayar toplamaya girişebilirler

Seviye sistemi
İlk oyunda seviyesi yüksek birini yenince seviyeniz yükselir, düşük birine yenilince azalırdı. Bunun yanında seviyenizin ne olduğu pek de önemli değildi. Sadece ne kadar iyi bir rakibiniz veya dostunuz var onu bilirdiniz. CoH2’de bir diğer köklü değişim oyuncuların seviye sisteminde var. Artık oynadığınız oyunlardan deneyim puanı kazanıyor ve puan biriktikçe seviye atlıyorsunuz. Üstelik bu seviyelerin artık farklı bir manası daha var. Seviye atladıkça ordunuz için yeni özellikler açılabilir oluyor. Bu ilk bakışta oyuncuları tedirgin edebilir. Ancak yüksek seviye birisinin çok büyük avantajlara sahip olacağını düşünmüyorum. Beta’da izin verilen bu özelliklere göz attığımda bir çoğunun spesifik bir birime yüzde iki ila yüzde beş gibi bir bonus verdiğini gördüm. Ayrıca bu özelliklerden en fazla üçünü aktif edebiliyorsunuz. Bu da çatışmaların kaderine etki edebilecek bir düzey midir tartışılır.


Aynı zamanda atladığınız seviyeler araçlarınız için yeni kamuflajlar açılmasını sağlıyor. Bu sayede araçlarınıza tercih ettiğiniz kamuflajı uygulayarak, kişiselleştirilmiş bir orduya sahip oluyorsunuz.

Bir diğer önemli değişiklik ise komuta ağaçlarında. İlk oyunda komuta ağacı sistemi oyuna başladıktan sonra üç ağaçtan birini seçmek üzerine kuruluydu. CoH2’de artık birçok komuta ağacı olacak (beta’da 5 tane mevcut). Oyuna girmeden önce bu komuta ağaçlarından sadece üç tanesini seçeceksiniz ve oyun başladıktan sonra bu üç ağaçtan sadece birini seçip, aktif edeceksiniz. Aslına bakarsanız bu komuta ağaçları CoH’ta önemli denge değişikliğine sebep oluyordu. Artık eskisi kadar çok fazla bir önemi yok gibi çünkü her ağaçta beş adet yetenek veya imkân bulunuyor. Yine de bu yetenekler önemli değişiklik sağlayan yetenekler olarak görülebilir. Bu açıdan komuta ağacı seçiminin hala stratejik bir seçim olma gerçeği değişmiyor.

Eski oyunu aratmayacak bir devam yapımı

Tüm bu değerlendirmeler sonucunda yeni gelen bu yapımın eski oyunun tahtını alacak gibi görüyoruz. Olumlu yanlarına diyecek bir şey yok tabii ki ancak performans sorunu, tema ile uyumsuz aşırı renkli menü ve kullanıcı arayüzü ve seslendirmelerdeki yoksun ruh gibi pürüzlerin yok edilmesini umuyoruz. Birçok oyuncunun aklında efsane oyunların devam oyunlarında yaşanan hayal kırıklıklarından birini yaşama tereddüttü vardı. Ancak bu beta ile şunu rahatlıkla diyebiliriz ki CoH’a yakışır, şanını devam ettirebilecek potansiyele sahip bir oyun bizleri bekliyor. 

Gears of War: Judgment'a yepyeni haritalar geliyor (Video)


Türkiye'de lansmanı da yapılan Gears of War: Judgment için hazırlanan harita paketi Call to Arms artık satışa çıktı.

Xbox Live Gold üyelerinin oynayabileceği bu harita paketi 205.14 MB büyüklüğünde ve 1000 MSP yani 12.50 dolar değerinde olacak.

Pakette 3 yeni multiplayer harita, herkese açık yeni bir oyun modu, altı zırh ve silah giydirmesi ve toplamda 250G değerinde on yeni başarım bulunacak.

Geçen hafta yayınlanan video ile sizlere yeni DLC'yi iyice tanıtalım.


Güney Koreli oyuncular, Warface Açık Beta için silahlanıyor

Crytek’in free-to-play FPS oyunu Warface, Güney Kore’de Açık Beta sürecine girmesiyle başarılı yükselişini sürdürüyor.
 Online yayıncı NEXON Co. Ltd. aracılığıyla ülke çapında yayınlanan Warface, Kapalı Beta sürecinde Güney Koreliler tarafından olumlu tepkiler aldı ve popüler Kore internet sitesi Inven tarafından düzenlenen 2012 G-Star fuarında “En İyi FPS” ünvanına sahip oldu.

Nexon Yayın Yönetmeni Jung-Bae Lee, “Geçtiğimiz Eylül ayında ilk Kapalı Beta yayını yapıldıktan sonra Warface nihayet Güney Kore’de piyasaya sürülüyor” dedi. “Oyunun eşsiz içeriği ile FPS oyunu piyasasına meydan okuyacağız ve özgün bir FPS oyunu bekleyen Koreli oyuncuların beklentilerini karşılayabilmek için çabalayacağız” diye ekledi.

Warface Baş Yapımcı’sı Joshua Howard, “Güney Kore’de free-to-play oyunlarının popülerliği Crytek için bir ilham kaynağı olmuştur” dedi. “Şimdiye kadar oyuncuların Warface’e karşı tepkileri oldukça olumlu oldu. Nexon ile birlikte oyunun benzersiz aksiyonunu, Kapalı Beta’da yer alan ve oyuncuları cezbeden sürprizleri, Güney Kore’deki oyunseverlerle paylaşmayı bekliyoruz” diye belirtti.

- Basın Bülteni

Kanarya Çeşitleri ve Özellikleri

Kanaryaların özellikleri, kanarya çeşitleri
Kanarya (Serinus canaria), Passeriformes (ötücü kuşlar) takımının Fringillidae (ba­zı sınıflandırmalarda Carduelidae) familyasından özellikle kuş meraklılarının çok değer verdiği kuş türü. Bugünkü renklerini ve ötüş güzelliğini yetiştiricilerin 400 yıllık seçmeye dayalı ıslah çalışmaları sonunda kazanmıştır. Renkleri sarının çeşitli tonla­rında ya da yeşil, beyaz, turuncu ve kahverengiyle alacalı olabilir. Roller adlı soyun şakıması notaların birlikte aktığı neredeyse sürekli bir titreyiş biçimindedir. Chopper adlı soy ise ayrı notalarda yüksek sesli bir titreyiş tutturarak şakır. Hartz, Norwich ve Yorkshire yaygın olarak tanınan kanarya soyları arasındadır. Kafeste yaşayan kanar­yaların ortalama ömrü 10-15 yıl arasında değişirse de bazıları 20 yıldan fazla yaşayabilir.

Evcil kanarya soylarının atası olan yaban kanaryası Asor, Madeira ve Kanarya adala­rına özgü bir kuştur. Uzunluğu 12,5 cm, rengi genel olarak sarı, sırtı, kanatları ve kuyruğu boz nakışlıdır Ötüşü, evcil kanar­yanın basit ötüşü gibidir. Meyve bahçeleri­nin yakınlarında ve ağaçlık bölgelerde bulunur.

Evcil kanaryanın yakın akrabalarından iki tür, gene yaban kanaryası ya da gübük adıyla tanınır. Palearktik bölgenin batısında yaşayan S. serinus Orta Avrupa’da yazın, Akdeniz çevresinde yıl boyunca görülür. Uzunlukları 11,5 cm, erkeklerin tüyleri üst bölümünde yeşil, boz lekeli, alt bölümünde ve kuyruk sokumunda sarıdır. Dişiler daha soluk renkleriyle kolayca ayırt edilebilir. Ağaçlık bölgelerde yaşayan bu kuşlar öt­mek için genellikle ağaçların en tepesine tünemeyi yeğler. S. pusillus türünün boynu ve başı siyaha yakın koyu kahverengidir. Tepesinde parlak kırmızı bir leke bulunur. Öbür bölümleriyse sarı ve kahverengi alaca­lıdır. Coğrafi dağılımı oldukça sınırlı olan bu tür Türkiye ve Ortadoğu’da yaşar.


Kanarya çeşitleri ve kanaryaların özellikleri ile ilgili yorumlarınızı aşağıdan hemen yazabilirsiniz.

Burçlar Kuşağı Nedir

Burçlar kuşağı, zodyak olarak da bilinir, astronomi ve astrolojide, Yer’in yörüngesi­nin ve Güneş’in yıl boyunca çizdiği yolun düzlemi olan tutulum dairesinin her iki tarafında 9°lik bölgelerde yer alan gökcisim­lerini çevreleyen kuşaktır. Plüton dışındaki gezegenler ile Ay’ın yörüngeleri de burçlar kuşağının üzerindedir. Kuşağın 12 burcun­dan her birinin, büyük çemberin 1/12′sini ya da 30°lik bölümünü kapladığı kabul edilir. Bu burçlar artık, Güneş’in içinde göründü­ğü takımyıldızlara karşılık gelmemektedir. Takımyıldızların büyüklük ve biçimleri de­ğişiktir. Ayrıca Güneş’in düzenli olarak içinden geçtiği Yılancı (Ophiuchus) takım­yıldızı burçlar kuşağının üyeleri arasına alınmıştır.

Tutulum dairesinde yer alan takım yıldızla­rın çoğu hayvanları simgelediğinden eski Yunanlılar bu bölgeye zödiakus kyklos (hayvanlar çemberi) ya da ta zödia (küçük hayvanlar) adını vermişlerdi. Antik Çağda burçlar kuşağındaki takımyıldızların büyük­lüğüne ve sayısına ilişkin bilgilerde görülen farklılıklar ancak matematiksel astronomi­nin gelişmesiyle ortadan kaldırılabildi. Aşağıdaki listede, burçlar kuşağının takım yıldız­ları ve takım yıldızların sınırlarının sabit olduğu dönemde Güneş’in bu takım yıldızla­rın içinden geçiş tarihleri verilmiştir Ilım noktalarının yalpalaması nedeniyle takım­ yıldızların doğuya doğru kaymış olmalarına karşın (örn. 20. yy’da 1 Ocak’ta Güneş Oğlak’ta değil Yay’dadır), günümüz astro­lojisinde de bu tarihlerden yararlanılmak­tadır.

Burçlar için kullanılan ve ilk olarak ortaça­ğın sonlarındaki Yunan yazmalarında görü­len simgelerin tarihçesi tam olarak bilinmemektedir.


 Burçlar kuşağı kavramı, İÖ 3. yüzyılda Mısır’a girdiğinde, doğudan batıya doğru eşit aralıklarla sıralanan 36 parlak yıldızdan ya da yıldız sisteminden oluşan dekan sistemiyle kaynaştı. Yılın belirli 10 gününü etkileyen bir tanrı olarak kabul edilen dekanların her biri bir burcun tam üçte birine karşılık gelmekteydi.

BattleField3 Crack RELOADED!!



Daha önce paylaşılmıssa kusura bakmayın kendı uploadımdır

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Herhangibir hata alanlar pm atsın kendım denedım

29 Nisan 2013 Pazartesi

Bioshock Infinite [İnceleme]

Bioshock Infinite oyunu hakkındaki araştırmalarımızı sizlerle paylaşmak istedik. Bioshock Infinite incelemesinde artıları, eksileri, oyunun güzel ve kötü taraflarını sizler önüne sunduk.  Bioshock Infinite [İnceleme] ile iyi keyifler!!!

Yapımcı: Irrational Games
Yayıncı: 2K Games
Türü: FPS
Çoklu Oyuncu: Yok
Platform:  PC, PS3, XBox 360

Artılar: Farklı ve derin hikaye, benzeri görülmemiş atmosfer, kaliteli görsellik, muhteşem müzikler ve seslendirmeler, dolu dolu ve çok yönlü oynanış, tabii ki Elizabeth
Eksiler: NPC tasarımlarının yetersizliği, aşırıya kaçan loot sistemi

Grafik: 95
Ses: 98
Oynanış: 97
GENEL PUAN:  97

Yoğun geçen vize döneminin ardından bir öğrencinin itina ile sakladığı devamsızlık haklarını kullanıp, kendi kendine bir hafta tatil ilan etmesi kadar güzel bir şey var mıdır? Tek bir şey vardır; o da aynı öğrencinin bu bir haftalık tatil sürecinde odasına kapanıp gece gündüz oyun oynamasıdır. Şu anda bu inceleme yazısını yazarken tatilimin dördüncü günündeyim ve an itibariyle Bioshock Infinite'yi ikinci kez bitirmiş bulunuyorum. Araya bir başka oyun sıkıştırmadan üst üste iki defa bitirdiğim ender oyunlardan biri oldu Infinite. Aslında bu beklediğim bir gelişmeydi. Fakat bu denli yoğun bir hikaye anlatımı, iz bırakan karakterler, heyecan dolu olay örgüsü ve kendine tutsak eden bir atmosfer gerçekten beklemiyordum.

Öncelikle ne ile karşı karşıya olduğumuza bakalım. Bildiğiniz üzere Infinite, Bioshock serisinin üçüncü oyunu ve ilk iki oyuna ev sahipliği yapan Rapture ile hiçbir alakası yok.(acaba var mı ?) Tamamen farklı bir oyun olarak düşünmek mümkün. Bu yüzden ilk iki oyunu oynamamış olanların bir sıkıntı çekeceğini sanmıyorum.(cidden hala oynamadıysanız bu ayrı bir tartışma konusu) Diğer bir önemli nokta, oyunun tamamen hikaye odaklı olması. Size tavsiyem takip ettiğiniz bir dizi veya okuduğunuz bir kitap varsa bir süre ara verin ve Infinite'yi oynarken kesinlikle iki oynanış süresi arasına fazla mesafe koymayın. Gözden kaçırdığınız kısacık bir diyalog veya sonradan unuttuğunuz minik bir detay tüm oyun zevkinize limon sıkabilir. O halde herkes hazırsa kemerlerinizi bağlayın, Columbia'ya gidiyoruz.


Bring Us The Girl and Wipe Away The Debt
Baş kahramanımız Booker DeWitt'e verilen görev aslında en başta bir hayli basit görünüyor; kızı bize getir, biz de borçlarını silelim. İşin tuhaf tarafı ise kahramanımıza bunun dışında hiçbir bilginin verilmemiş olması. İlk oyunun kulaklarını çınlatırcasına okyanus, ay ışığı ve fener üçlüsüyle başlıyor Infinite. Kısa bir kayık yolculuğunun ardından fenere ulaştığımızda ise işlerin pek de yolunda gitmediğini anlıyoruz. Okyanusun ortasındaki esrarengiz bir fenerde bulunması gereken belki de en son şey olan kapsül içindeki kırmızı deri bir koltuğa oturan Booker, konforlu(!) bir şekilde efsanevi gökyüzü şehri Columbia'ya gidiyor ve zorlu görevi başlıyor.

Bundan sonrası için söylenecek her söz, sıkı bir dizi takipçisine sonraki bölümde kimin öleceğini söylemeye veya kendini okuduğu kitaba kaptırmış birine kitabın sonunu anlatmaya benziyor. Ana kahramanlarımız Booker ve Elizabeth'in dışında Zachary Comstock, Daisy Fitzroy, Cornelius Slate, Jeremiah Fink, Robert ve Rosalind Lutece(özellikle dikkat !) gibi karakterlerin de ayrı birer alt hikayesi var ve hepsi de oldukça derin, bir video oyununda eşine az rastlanır cinsten karakterler. Tüm bu karakterler, insanın rüyasında bile göremeyeceği Columbia gibi bir şehirle birleşince ortaya çıkan sonuç da tek kelimeyle sanat eseri oluyor.

DriverMax 7.13 [Ücretsiz] İndir!


DriverMax programını duymuş olabilirsiniz. Bu aralar kullandığım programlar arasında. Driver'larınızı yedekleyip tek dosya içinde tutabiliyorsunuz. Artık Driver aramaz zorunda değilsiniz. Bir kere yedeklemek yeter. Sonra her kurduğunuzda dakikalar içinde driverlar hazır!!!

DriverMax ile kolaylıkla tüm Windows sürücülerinizi yeniden kurabilirsiniz. Bundan sonra öyle eski cdleri bulup sürücü aramak filan yok. Sadece hazır durumdaki bilgisayarınızdaki tüm sürücüleri DriverMax ile yedekleyin. Artık tüm sürücüleriniz tek bir dosyada hazır durumda.

K-Lite Mega Codec Pack 9.9.0 [Ücretsiz] İndir



 K-Lite Mega Codec Pack ile açamayacağınız video yoktur. Genel olarak kullanım alanı çok geniş olan K-Lite Mega Codec Pack içinde 3 paket bulunmakta. K-Lite Mega Codec Pack.rar'ı indirip çıkarın ardından exe dosyasını çalıştırın. Karşınızda K-Lite Mega Codec Pack (ÜCRETSİZ)

K-Lite Mega Codec Pack videolar için gerekli olan codec yazılımları ve ilgili araçlar içeren bir pakettir. Bu pakette tüm videolar için gerekli olan codecleri bulabilir ve kurabilirsiniz. K-Lite Mega Codec Pack üç paketinin birleşiminden oluşmuştur:
  • K-Lite Codec Pack Full
  • QuickTime Alternative
  • Real Alternative Bunun yanında şu programları da içerir:
  • BSplayer
  • DC-DSP filter

Windows 8 Başlangıç Ekranı Arkaplanı Değiştirme [ DECOR 8 ]

Arkadaşlar Eğer Sizde Windows 8 Arkaplanından benim gibi sıkıldıysanız buyrun çay içelim :)


neyseki Bununda Çözümünü Bulduk..


Program 30 günlük Trial Fakat Beraberinde Bulduğum Bat Dosyası İle Trial versiyonu bitince o bat dosyasıyla 30 günlük daha uzuyor.

Maksat Paylaşmaksa Beraberiz :)


Buraya Tıklayıp İndirebilirsiniz





Dragon's Dogma: Dark Arisen (İnceleme)

Pekala arada bir gözümden kaçan çok ama çok iyi oyunlar olduğunu farkediyorum ve bunu fark ettiğim vakit gerçekten çok büyük bir iç çekişle beraber “keşke zamanlı oynasaydım diyorum.” Tabii bu noktada insan her zaman yepyeni eklentilerle, zorluk moduyla, yeni karakterler, yeni hikayelerle dolu bir “yeniden yapım” bulamayabiliyor. Bunu zamanında Dark Souls, PlayStation 3’ten sonra PC’ye “Prepare to Die” isimli yeni versiyonuyla çıkarak yapmıştı, Dragon’s Dogma ise bu bağlamda “Dark Arisen” şeklinde bizleri sevindirdi.

İyi bir oyunun ardında yatan fikirleri alıp bunu başka oyunların iyi işlediği temalarla birleştirmek bir editör olarak benim kitabımda yanlış bir şey değil, özellikle bunu muhteşem bir sunumla oldukça kaliteli bir şekilde yapıyorsa en ufak bir sorunum olamaz, bu sebeple Dark Arisen, gerçekten beni mutlu ediyor.

 Dark Arisen bir indirilebilir içerik değil, orijinal oyunun tamamını içeriyor fakat ekstraları ve yeni maceraları ile birlikte geliyor, bu sebeple kendisinin oldukça lezzetli bir çipetpet olduğunu söylersem yalan olmaz. Yeni versiyonla birlikte gelen en önemli ekstra kesinlikle Gransys’in dışında konuşlanmış olan lanetli Bitterblack adası. Burası tamamen yüksek seviyeli oyuncular için tasarlanmış bir Çin işkencesi olduğu için, konsol RPG’lerin de zorluğu seven bünyeler oldukça tatmin olacaktır.

Tabii ilk Dragon’s Dogma’yı oynamadıysanız benim gibi, Dark Arisen size çok çok daha büyük bir tecrübe sunuyor. Menü değişimleri, genel oyun tecrübesinin iyileştirilmiş hali, karakter yaratım ekranında karşılaşacağınız zenginliklerin büyük bir kısmı orijinal versiyonunda bulunmamakta.


Dragon’s Dogma’nın en önemli özelliği ve diğer oyunlardan ayıran elementi kuşkusuz “Pawn” sistemi. Benim küçükken hep oyunlarda fantazisini kurduğum fakat eşi benzerini pek az oyunda gördüğüm bu sistem, aynı anda yanınızda üç adet karakterle birlikte macera yaşamanıza izin veriyor. Tabii ki bunun emsalleri mevcut fakat Dragon’s Dogma’da ki kadar zeki yapay zekalara sahip olduklarını söyleyemem.

Don't Starve (İnceleme)

Bağımsız oyunlar gerçekten çok ciddi bir şekilde yükselişe geçmiş durumda. Bunun sebebini daha önce Merlin’de çok irdeledik fakat Don’t Starve’ın başarısı ile tekrar üzerinde durmamız gerektiğini düşünüyorum. Peki ama Don’t Starve nedir? Minecraft’ın arkasında bulunan mantığı alın, biraz daha fantastik Tim Burton tadında görsellik ekleyin, oyun sistemini değiştirin, karşınızda Don’t Starve.

Don’t Starve aslında büyük resimde bakıldığı vakit genel olarak görsel sunum ile öne çıkan bir oyun, bu ne anlama geliyor peki? Tim Burton vari görsellikten bahsetmiştim, Don’t Starve gerçekten bu tarz kendine özgü bir görsel kod ile beraber tasarlanmış, 2D ve 3D’nin stilize edilmiş uyumu ile hayatta kalmaya çalışmak, bu oldukça mazbut durumu bile bir şekilde göze hitap ettirmeyi başarıyor.


Don’t Starve’ı yapanlar kim peki? Klei Entertainment Kanada Vancouver’dan bir ekip. Daha önce Microsoft’a ve Xbox 360’ın Live Arcade servisine oyun yapmışlıkları var, hatta siz onları Mark of the Ninja, Eets ve Shank’tan tanıyorsunuz, yani oldukça işin ehli bir ekip ile karşı karşıyayız.

Genel olarak oyun “Ne kadar süre hayatta kalabilirsin?” sorusuna bir cevap niteliğinde bir yapım bu. Yağmur çamur demeden besin bulup, kafayı yememeye çalışıp geceleri yaratıkların size olan saldırılarından kaçmak Don't Starve'ın ana konseptini oluşturuyor Fakat sadece bunları yapmakla kalmıyor , bunların uzantısı olarak bin tane sıkıntı ile uğraşıyorsunuz.

Örneğin eğer vejeteryan takılacağım derseniz sürekli olarak meyve toplamanız, tarlalar oluşturmanız gerekiyor. Et yerim et derseniz ise tuzaklar kurup hayvanları yakalayıp, balık tutup, arıları kaçırmanız lazım. Tabii bunların bir kısmını çiğ yemek yerine “bilim” kullanarak yemeklerinizi ısıtabilirsiniz. Bilim ciddi iştir.


Oyun dünyasında karşılaşacağınız çoğu yaratık sizi öldürmeye çalışacak, buna masum görünenler dahil. Bu sebeple silahlanmayı ve zırhlanmayı unutmayın. Önünüze ne çıkarsa çıksın, ya sizi yemek ya da öldürmek için orada (büyük ihtimalle ikisi de)

Don’t Starve’ın önemli yanlarından birisi karakterinizi zihnen ve bedenen sağlıklı tutmak. Bunun zihnen kısmı yaşama devam ettikçe karşılaşılan zorluklara dayanmaktan geçiyor. Basitçe, karanlıktan kaçın. Gece olduğunda ateşin yanında durun ve ateşinizi sürekli olarak besleyin.

Her ne kadar zihnen ve bedenen kendinizi güçlü tutmaya çalışsanız bile bilimin sizin yanınızda olduğunu unutmayın. “Bilim Makinesi” isimli bol kullanım alanlı cihazı yaratarak yeni ve prototip eşyalar - materyaller yaratmanız işten bile değil.

Bilim Makinesi ile yeni zırhlar, güçlü silahlar ve daha pek çok şey yaratabiliyorsunuz, tabii o raddeye geldiğiniz vakit ya yeterince güçlendiniz ya da iyice delirdiniz demektir.

Bu süreçte oldukça hızlı gerçekleşen gece gündüz döngüsünü hesaba katarak çeşitli eşyalar bulup, bunları yeri geldiğinde kombine edip, yeri geldiğinde kullanarak yaşamınızı uzatmanız lazım. Eninde sonunda bir noktada pes edip ölüyorsunuz, bu olduğu vakit oyun ne kadar uzun süre hayatta kaldıysanız oyun onu hesaplayıp size belirli bir XP veriyor. 


Don’t Starve, küçük ama büyük tesirli bir oyun. Aslında sadece dosya boyutu olarak küçük diyebilirim çünkü oyun dünyası gerçekten çok ama çok büyük, sürekli yeni şeyler keşfetmek ve bunların kullanım alanları ile ilgili kafa patlatmak inanılmaz eğlenceli, bu bakıma paranızın karşılığını sonuna kadar aldığınız nadir yapımlardan doğrusu.

Gerçekten zor bir oyundan bahsediyorum, çoğu zaman çıldırıp kafayı yemeniz işten bile değil, üstelik bu çıldırış sadece oyun içi gerçekleşmeyebilir! Son tahlilde 2013’ün en güzel bağımsızlarından birisi olan Don’t Starve’ı kaçırmayın.

Cepte 5 - Haftalık mobil oyun önerileri

Yepyeni programımız Cepte 5'in ikinci bölümü karşınızda. Haftalık mobil oyun önerileri yaptığımız programımızın 2. hafta konukları arasında yarış oyunu CSR Racing, Ragdoll Blaster 3 ve Candy Crush Saga gibi oyunlar var.


Bakalım bu haftanın Cepte 5'i hangi oyunlar?

 

Rotamız, Online Evrenler 98

Haftanın öne çıkan MMO haberleriyle tekrar birlikteyiz. Bu haftaki haberlerin arasında Blizzcon 2013, Lineage 2 ve Lord of the Rings Online gibi önemli gelişmeler yer alıyor.

Lord of the Rings Online'a Miğferdibi eklentisi geliyor


Turbine'dan yapılan açıklamayla birlikte Lord of the Rings Online için "Helm's Deep" eklentisinin 2013'ün sonlarına doğru oyunculara sunulacağı belirtildi. Eklentiyle birlikte oyuncular Rohan'ın batı topraklarını keşfedecekler ve seviye sınırı 95'e yükselecek.


Aynı zamanda Miğferdibi Savaşı'nı da tecrübe edebilecek olan oyuncular, epik hikayeye devam edecekler.

Lineage 2'den yepyeni video

Lineage 2'nin 9. yıldönümü yaklaşırken geliştirici ekipten Dragonclaw'lara odaklanan bir video geldi. Aynı zamanda oyunla ilgili çeşitli istatistik bilgileri de yayımlandı:

-Oyunun başlangıcından beri açılan hesap sayısı: 8 milyon+
-Oyunun başlangıcından bu yana düzenlenen oyun içi aktiviteler: 150+
-Oyunun başlangıcından bu yana şato kuşatmaları sayısı: 11 bin+
-Oyunun başlangıcından bu yana yaratılan klan sayısı: 150 bin+


 

Counter-Strike Online Beta testi başlıyor!

Eğer CS 1.6 mod ise, CS: Online gerçek bir oyun

NEXON Europe tarafından efsanevi FPS oyunu Counter-Strike Online’ın Açık Beta Test sürümünün lansmanı Türkiye’de 9 Mayıs’ta yapılacak.

Counter-Strike Online, Valve’ın dünya çapında ünlü olan ve shooter oyunlarının öncüsü olarak tanınan video oyunu Counter-Strike’ın online versiyonu. Oyun dünya çapında öyle bir üne sahip oldu ki NEXON Korea ve Valve Corporation’ı 2007 yılında ücretsiz FPS oyunu olan Counter-Strike Online’ı birlikte geliştirmek üzere bir araya getirdi. Hızlı temposu ve adrenalin yüklü taktik oyun tarzıyla Counter-Strike Online Asya kıtasında kısa sürede online bir fenomene dönüştü.

Türkiye’de de kapılarını açma kararı alan NEXON Europe yeni bir ülkede daha Counter-Strike tutkunlarıyla tanışma kararı aldı.

NEXON Avrupa Ürün Müdürü Jay Park “Ben dahil tüm tutkulu FPS oyuncularına bu türe ilk nasıl bulaştıklarını sorarsanız hiç şüphesiz Counter-Strike cevabını alırsınız. Counter-Strike Online oyuncuların akıllarını başlarından alacak. Oyun, temel ateş etme mantığından fazla uzaklaşmadan hızlı temposuyla müthiş bir denge kuruyor” dedi.



NEXON Kore Counter-Strike Online geliştirmeden sorumlu Byoung Wook Ahn, “Geliştiricilerimiz Türk oyuncular için FPS oyunlarının atası olan Counter-Strike’ın kusursuz bir online versiyonunu hazırlamak amacıyla zevk alarak çalıştılar. Kullanıcılarla aktif iletişimde olmaya ve karşılıklı canlı bir ilişki kurmaya dayanan bir hizmet sunmak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Klasik Counter-Strike içeriğine ek olarak, Counter-Strike Online Türkiye’de daha fazla silah, harita ve karakter bulunacak. Bu da oyunculara daha fazla aksiyon ve eğlence sunacak. Oyunda şimdilik yalnızca Basic, Original, Deathmatch ve Team Deathmatch modları bulunuyor. FPS pazarının altını üstüne getiren dünyaca ünlü Zombi modunun da gelecekte güncellenmesi bekleniyor.

Dahası, Nexon Europe İnternet Bilgi Merkezi’nin (IDC) Türkiye’ye kurulduğunu ve aktif olduğunu duyurmaktan gurur duyar. Senelerdir süregelen yayımlama deneyimi ve gelişmiş teknik becerilerle, Nexon Europe Türkiye’ye özel sunucularını kurdu. Bu kurulumdaki asıl amaç Türkiye’de ki oyunculara en kaliteli hizmeti vermek ve olası ping ve lag problemini en aza indirmektir. Bu kurulum ile beraber, Nexon Europe Türkiye’de ki Counter-Strike hayranları ile buluşmaya bir adım daha yaklaştı.

NEXON Europe ayrıca oyuncuların oyun içi özel eşyalar ve NX parası kazanmasına ve video paylaşıp arkadaşlarını davet etmeye olanak tanıyan bir Facebook uygulaması (http://fbevent.nexoneu.com/cs_online_fb/) da lanse etti. Oyuncular yalnızca uygulamaya giderek ödül kazanabiliyorlar.

Aksiyon özlemi çeken tüm nişancılar 9 Mayıs itibariyle Counter-Strike Online Açık Beta Test versiyonuna katılabilirler.

- Basın Bülteni

İngiltere şimdilerde sol resimdekilerle oynuyor

Adanın gülü, uzaktaki kardeşimiz, sevilen sevilmeyen liste UK Charts bu hafta bizlere İngiltere'nin en çok satılan yeni bir oyunu olduğunu söylüyor.

Bu hafta İngiltere listelerinde ilk sırada yeni çıkan Dead Island Riptide yer alıyor. Deep Sılver'ın bu ek paketi Steam'de olduğu gibi burada da gelir gelmez liderliği kapmış.

İkinci sırada ise geçen haftanın lideri Injsutice: Gods Among us var. Süper kahramanlar o kadar da süper değilmiş demek ki.


Listenin üçüncü sırasında ise yine bir DLC olan Dragon's Dogma: Dark Arisen yer alıyor.

İşte İngiltere'nin oyun sevdası:

1. Dead Island Riptide
2. Injustice: Gods Among Us
3. Dragon’s Dogma: Dark Arisen
4. Star Trek
5. Tomb Raider
6. Bioshock Infinite
7. FIFA 13
8. Lego City Undercover
9. Defiance
10. Luigi’s Mansion 2 

Ev yapımı Iron Man (Video)

Vizyona girmesi beklenen aksiyon ve bilimkurgu filmi Iron Man 3, 3 Mayıs tarihinde geliyor. Robert Downey Jr., Gwyneth Paltrow ve Don Cheadle gibi isimlerin başrolde yer aldığı film, milyarder iş adamı ve mucit Tony Stark'ın; bu sefer gücü ondan çok daha fazla, hatta sınırsız bir düşmanla karşı karşıya kalmasını konu alıyor.

Bugüne kadar birçok görsel ve video yayımlandığını biliyorsunuz. Ancak hiçbirimiz birazdan izleyeceğimiz gibi bir Iron Man 3 fragmanı izlememişsinizdir. Dustin McLean isimli çılgın bir Iron Man sever hatta ev yapımı filmleriyle ünlü olan kullanıcı, üçüncü film için inanılmaz bir kurgu hazırlamış. İşte ev yapımı Iron Man 3. İyi seyirler.



Çapraz Kuzen Nedir

Çapraz Kuzen Evliliği, Çapraz Kuzen Nedir Ne Demek
Çapraz kuzen, dayı ya da hala çocuğudur. Antropologlar, birinci dereceden kuzenleri teknik düzeyde ayrı ayrı sınıflandırırlar. Bir kişinin baba soyundan kuzenleri babayanlı, anne soyundan kuzenleri de anayanlı olarak nitelenir; teyze ya da amca çocukları paralel, hala ya da dayı çocukları ise çapraz kuzenler sayılır.

İngilizcedeki kuzen (cousin) sözcüğü, bu dört tür ilişkiyi de belirtir. Ama bazı diller paralel kuzenler ile çapraz kuzenleri ayrı kategorilere yerleştirir; bu durumda paralel kuzenler için kullanılan terimler genellikle erkek ve kız kardeşler için kullanılanlarla aynıdır. Az sayıda dil ise, paralel kuzenlerin hepsini tek kategoriye yerleştirirken, baba­yanlı çapraz kuzenleri anayanlılardan ayırır. Bir başka dil grubu da dört tür kuzenin her biri için, yani babayanlı çapraz kuzenler, babayanlı paralel kuzenler, anayanlı çapraz kuzenler ve anayanlı paralel kuzenler için ayrı sözcükler kullanır. Bazı toplumlar birinci dereceden kuzenler arasında evliliği ideal sayar. Ama çoğunluk­la paralel kuzenler arasında evlilik yasak akraba ilişkisi (ensest) tanımına girerken, çapraz kuzen evliliği yeğlenir, hatta kimi zaman zorunlu tutulur. Buna karşılık, çok az örnekte de olsa tam tersi tercihler geçerli olabilir. Öte yandan çapraz kuzenle evlilik özellikle yeğlense bile toplumda bu tür evliliklere çok rastlanmayabilir. Veraset, miras ve ikametle ilgili yerel geleneklerin de evlilik kararları üzerinde etkisi vardır. Çap­raz kuzen evlilikleri, çoğunlukla çapraz kuzenlerin anne ve babalarının klanını bir arada tutmanın aracıdır.

Bulutların Özellikleri ve Bulut Çeşitleri


Bulut, su damlacıkları, buz kristalleri ya da bunların karışımından oluşan, toprağa değ­meyen, gözle görülür kütle. Toprak düzeyinde ya da yakınlarında bulunan ince bulut katmanına ise sis denir.

Bulutlar, göreli olarak nemli olan havanın yükselmesiyle oluşur. Hava kütlesi yükselir­ken, üst düzeylerde egemen olan daha alçak basınçlar, bu kütlenin genişlemesine yol açar. Genişleme sırasında hava, sıcaklık çiylenme noktasının altına düşene kadar, çevresini saran havayla arasında ısı alışverişi olmaksızın (adyabatik süreç halinde) soğur ve sonuçta aşırı doymuş bir duruma gelir. O zaman, içerdiği fazla su buharı, yoğunlaşma çekirdeği denen, mikroskopik toz ve du­man taneciklerinin üstünde yoğunlaşır. Bu süreç hızla 0,01 mm’lik damlacıkların oluş­masına yol açar. Genellikle yoğunluğu santi­metre küp başına birkaç yüze varan bu damlacıklar, yağışsız bir su bulutu oluştu­rurlar. Bulutlar çoğunlukla, su damlacıkları ile buz kristallerinden oluşurlar; kristaller bulutun daha soğuk olan üst bölgelerinde egemendir.

Bulutlar yukarı doğru hareket eden hava akımlarının etkisiyle oluştuklarından ve varlıklarını sürdürdüklerinden, su damlacıklarının bu hava akıntılarının kaldırıcı etkisinden kurtularak Yer’e çisenti ya da yağmur biçiminde düşmeleri için çaplarının yeterli bir büyüklüğe ulaşması gerekir. Tek başına yoğunlaşma, damlacıkları çisenti oluşturacak bir boyuta bile getiremez. Çi­senti parçacıkları ve yağmur damlaları ya bulut damlacıklarının birleşmesiyle ya da buz kristallerinin bulutun daha sıcak bölge­lerine inerek erimeleri yoluyla oluşur.
Meteoroloji uzmanları bulutlan, öncelikle görünümlerine göre sınıflandırırlar. On ana bulut ailesi, bulundukları yüksekliklere göre, üç gruba ayrılır. 5-13 km arasındaki yüksekliklerde bulunan yüksek bulutlar, en yüksektekinden en alçakta olanına doğru sırasıyla sirrus, sirrokümülüs ve sirrostratustur. 2-7 km arasında bulunan orta bulut­lar altokümülüs, altostratus ve nimbostratustur. 0-2 km arasında bulunan alçak bulutlar ise stratokümülüs, stratus (katman bulut), kümülüs (kümebulut) ve kümülonimbustur.

Bulutlar, oluşmalarına yol açan hava hare­ketlerine göre de sınıflandırılabilirler. Bu sınıflandırma yönteminde dört ana tür var­dır: Havanın yaygın olarak düzgün bir biçimde yükselmesiyle oluşan katmanlı bu­lutlar; yaygın ve düzensiz çalkantıların ya da burgaçlı (türbülanslı) akışların oluştur­duğu katmanlı bulutlar; derine işleyen konveksiyon akımları sonucu oluşan küme bi­çimli bulutlar; havanın tepeler ve dağların üstüne yükselmesiyle oluşan orografik bu­lutlar (dağ bulutları).

Önemli ölçüdeki yağışlar, genellikle yal­nızca altostratus, nimbostratus ve kümülonimbus bulutlarından gelir. Gün boyu ya da daha uzun süren sürekli yağışları genellikle altostratus ya da nimbostratus türleri üretir. Çoğu durumlarda, kümülonimbus bulutla­ra, sık sık fırtına ya da tornado (kasırga) ile birlikte, sağanak, kar ya da dolu eşlik eder. Yalnızca buz kristallerinden oluşan yüksek bulutlar (sirrus, sirrostratus ve sirrokümü­lüs) kar oluşturabilirler, ama eğer alçaklar­da başka bulutlar yoksa, bu kar genelde toprağa ulaşamadan buharlaşırlar. Alt dü­zeylerde su damlalarından oluşan kalın bulutlar varsa, o zaman, yukarıdan inen kar taneleri daha ağırlaşır ve sıcaklık durumuna göre toprağa kar ya da yağmur biçiminde ulaşabilir. Stratus bulutlan çisenti oluştu­rur, kümülüs türü ise, özellikle tropik bölgelerde, sağanak yağışlara yol açar.

Bulutların izlenmesi hava tahminlerinde büyük öneme sahiptir. Örneğin gökyüzü, giderek kalınlaşıp altostratus bulutlarına doğru inen sinüs ve sirrostratus bulutlarıyla kaplı ise, ılıman enlemlerde yaklaşan bir sıcak cepheden, tropik bölgelerde ise hari­kandan kaynaklanan bir yağış çok yakın demektir. Nemli havada, güneş bulutların arasından parıldıyor olsa bile, kümülüs bulut­larının hızla kümülonimbusa dönüşmesi etkin fırtınaların yaklaştığını gösterir. Gö­ğün bulutlu olması günlük sıcaklık değişim­lerinin daha az olması sonucunu doğrurur. Akşam gökyüzü alçak bulutlarla kaplıysa, bu bulutlar bir örtü görevi yaparak gecele­yin sıcaklığın fazla düşmesini önlerler. Öte yandan akşam göğün açık olması hızlı soğumaya yol açar ve ertesi sabah çiy, kırağı hatta sis oluşmasına neden olur.

28 Nisan 2013 Pazar

Mount&Blade Warband FETİH 1453 Modu !!

Constantiniye bir gün feth olunacaktır.
Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan;
Onun askeri ne güzel askerdir.

Buyurmuştur. Peygamber Efendimiz.
  



SENARYO.
Gizemli Kalradya diyarı Osmanlı imparatorluğu tarafından keşfedilir. Padişahın kararıyla Kalradyanın bir kısmı fethedilir. Osmanlı şehzadeleri bu diyara gönderilir ve padişah olabilmesi için eğitilirdi. Şehzade (sen) Kalradya'ya yolculuğuna çıkıyor. Bu arada Kalradya Osmanlılarını şehzade yok iken yönetmesi için Sancar Han seçilmişti. Şehzadenin geleceğini öğrenen Sancar, taht sevdasından dolayı Osmanlı tahtını bırakmak istemez ve kalradya'daki Osmanlı paşalarını kendi tarafına çekmek için kandırır ve Kalradya Osmanlılarının Hanı ilan edilir. Sancar'ı kabul etmeyen paşalar Sancar'a savaş açıp toprakların bir kısmını geri alırlar.

Final Fantasy 14: A Realm Reborn'dan yeni detaylar

Square Enix'in eline yüzüne bulaştırdıktan sonra düzeltmeyi kendine misyon belirlediği Final Fantasy XIV'ün "ikinci baharı" A Realm Reborn hakkında yeni detaylar ortaya çıktı. Oyunun öncelikle bu yaz çıkmasının planlanıldığı, PC ve PS3 için dünya çapında aynı anda piyasada olacağı söylendi. Bunun dışında oyunun soundtrack'ini efsanevi besteci Nobuo Uematsu'nun yapacağı ve soundtrack'in bir şekilde piyasaya sürüleceği açıklandı.


Bunların dışında oyunun PS4 versiyonunun da mümkün olduğu söylendi. Square olabildiğince çok oyuncuya ulaşmak istediklerini, PS4 sürümünün de bu yüzden çok iyi bir seçenek olduğunu dile getirdi. Yani Final Fantasy XIV'ün yeniden doğuşuna tanık olmak istiyorsanız bu yazı beklemek gerekecek.
 

Beyond: Two Souls "Breathe Me" fragmanı (Video)

Resmen duygularımızla oynamaya gelen Beyond: Two Souls'un yeni bir fragmanı çıktı. İsmi "Breathe Me" olan fragman oyunun genel atmosferi konusunda bir ipucu olacaktır. Quantic Dream'in her fragmanı gibi yine duygu yüklü olan videoyu aşağıda bulabilirsiniz. İçinde birkaç oynanış sürprizi de var! İyi seyirler.


Türkiye Süper Ligi FIFA 14'te!

FIFA 11'den sonra EA Sports'un ünlü serisinde boy göstermeyen ligimiz FIFA 14'te geri dönecek gibi gözüküyor. Kulüpler Birliği tarafından bir oyuncu tarafından yollanan mail'e bu yönde bir onay maili gelince olay kesinleşti gibi. Mail içerisinde Kulüpler Birliği "EA ile anlaşma aşamasındayız. Anlaşma birkaç gün içerisinde son bulacak, ligimiz kesinlikle oyunda olacak" açıklamalarını kullandı.


Öyle gözüküyor ki Sneijder, Kuyt ve Drogba gibi transferler ligimizi tekrar EA'in radarına almış. Ne diyelim, gelsin FIFA 14 şimdi!

EVE Online'ın dizisi geliyor!

EVE Online dizi oluyor! Yapımcı firma CCP'nin CEO'su Hilmar Petursson yönetmen Baltasar Kormakur ile birlikte yeni bir dizi çekeceklerini açıkladı. Tamamen oyuncuların EVE'de gerçekten yaşadıkları olayları konu alacak olan dizinin yapım süreci başlamış, fakat Petursson bir şey söylemek için çok erken olduğunu dile getirdi.

Arkham Origins'de büyük eksiklik!

Batman'i Arkham Asylum ve Arkham City'de seslendiren ve karaktere başka mecralarda da sesini vermiş olan Kevin Conroy'un Arkham Origins'te rolüne devam etmeyeceği açıklandı. Origins Batman'in daha genç olduğu bir dönemde geçtiği için böyle bir karar verdiklerini açıklayan Warner Bros. yeni bir oyuncu bulduklarını ama henüz ismini açıklamayacaklarını belirtti. Ne dersiniz onun sesi olmadan Arkham Arkham olur mu?


Yeni Transformers karakterini hayranları yaratıyor!

Transformers markasının 30. yıldönümü için ilk kez düzenlenen oylama ile yaratılacak yeni Transformers karakterini dünyanın dört bir tarafındaki hayranlar belirleyecek!

Oyuncakları, filmleri, ikonik karakterleri, çizgi romanları ve çizgi dizileriyle dünyada milyonlarca hayranı olan TRANSFORMERS, tarihinde bir ilke imza atıyor.  Hayranları yeni TRANSFORMERS karakterini belirlemek için dünya çapında bir oylamaya davet ediliyor. TRANSFORMERS dünyasına katılacak yeni karakteri belirlemek için oylamaya son katılma tarihi 5 Mayıs.

2014 yılında 30. Yaşını kutlayacak olan TRANSFORMERS için düzenlenen dünya çapındaki bu eğlenceli oylamaya katılmak için tek yapmanız gereken  transformers.com/vote veya http://facebook.com/TransformersTurkiye  adreslerinden birine tıklamak ve ‘Fan Built Bot’ oylamasına katılmak. Yeni TRANSFORMERS karakterini yaratmak için her gün oylamaya katılabilir,  oylarınızla tarihe geçecek yeni TRANSFORMERS karakterini siz belirleyebilirsiniz!

Hayranların oylarıyla yaratılacak yeni Transformers karakteri, her yıl San Diego’da düzenlenen Comic-Con’da açıklanacak ve markanın 30.yılında TRANSFORMERS oyuncakları serisinde ve çizgi romanında yerini alacak!

- Basın Büleni

Kamu Yönetimi Nedir

Kamu yönetimi, yönetimlerin politika ve programlarını uygulamaya yönelik etkinlik­lerdir. Bazı durumlarda bu etkinlikleri yerine getiren örgütü belirtmek için de kullanılır. Çağdaş kamu yönetimi, hükümet program­larının belirlenmesinde de bazı sorumluluklar taşımakla birlikte, temelde yönetsel uygulamaların planlanması, örgütlenmesi, yönlendirilmesi, eşgüdümü ve denetimi iş­levlerini kapsar.

Kamu yönetimi, bütün sistemlerde var olan ortak bir etkinlik alanıdır, çünkü bütün ülkelerin, politikalarını uygulayacak bir mekanizmaya gereksinmeleri vardır. Kamu yönetimi merkez ve taşra örgütlerinin (fe­deral sistemlerde aynı zamanda bölge ve eyaletlerin) sorumluluğundadır. Çağdaş ka­mu yönetimi Avrupa’da feodal düzenin yerini ulusal devletlere bırakmasıyla birlikte ortaya çıkmış bir kurumdur. Bu süreçte siyasal iktidarın merkezîleşmesi, ülke düze­yinde etkinlik gösteren uzmanlaşmış bir kamu yöneticileri topluluğunun oluşturul­masını zorunlu kıldı. Zamanla kara Avru­pa’sı, İngiliz, Amerikan ve Sovyet olmak üzere dört tür kamu yönetim sistemi ortaya çıktı.

Kara Avrupa’sı sisteminin özelliği, hükü­metteki değişmelere karşın idarede sürekli­lik ve istikrarın korunmasını sağlayan ve yetkilerini yalnız yasadan alan bir bürokra­sinin varlığıdır, ingiliz sistemi, bakanlara siyasal önerilerde bulunan, çok yönlü eği­tim görmüş seçkin bürokratlarla ayırt edilir. Amerikan sistemi eşitlikçilik, yönetim kurumlannda siyasal atamalardan kaynakla­nan istikrarsızlık ve bürokratların üst dü­zeyde uzmanlaşmış olması gibi özellikler taşır. Sovyet sisteminin ayırt edici özelliği devlet gücünün fazlasıyla yoğunlaşmış ve merkezileşmiş olması, tek parti denetiminin bütün yönetim birimlerini içine alması ve teknokrat bürokratların sayısının giderek artmasıdır.

Kamu yönetimini iyileştirmeye yönelik çabalar her sistemde değişik biçimler altın­da yürütülmektedir. 20. yüzyılda en önemli kamu yönetimi hedeflerinden biri, yönetim süreçlerine daha iyi bir işlerlik kazandırma­yı amaçlayan bürokrasi reformudur. Örne­ğin, Amerikan sisteminde siyasal kayırma yerine yeterlilik esasına göre işe alınan bürokratlar önemli ölçüde artmış, İngiliz sisteminde adayları daha geniş bir kesimden sağlama yönünde çabalar gösterilmiştir. Ka­mu yönetimlerini iyileştirmeye yönelik öbür hedefler aşırı harcamaları kısmak, verimlili­ği artırmak ve örgütlenme yapısını geliştir­mektir. Planlama, kaynak dağılımı, yasama ile yürütme arasındaki ilişkiler ve daha gelişmiş bir sorumluluk mekanizması açısın­dan bütçeyi etkili bir araç haline getirme çabaları da hedeflerden birini oluşturur.

Kampçılık Nedir

Kampçılık, genellikle çadırda konaklaya­rak yapılan, eğlence ve spor amaçlı açık hava etkinliğidir. Kimi zaman çadır yeri­ne, bu amaç için özel olarak hazırlanmış karavan gibi araçlar da kullanılabilir. Gözü- pek kişilerin bir tür doğaya dönme uğraşı olarak gelişen kampçılık, artık ailelerin de ilgi gösterdiği bir tatil biçimine dönüş­müştür.

Dinlenme amaçlı modern kampçılığın ku­rucusu, Cycle and Camp (1898; Bisiklet ve Kamp) ile Campers Handbook (1908; Kampçıların Elkitabı) adlı kitapların yazarı Thomas Hiram Holding’dir. Holding 1901′de ilk kampçılık kulübü olan Bisiklet Kampçıları Derneği’ni kurdu. Güney Kutbu kâşifi Kaptan Robert Falçon Scott ise 1909′da Büyük Britanya ve İrlanda Kamp­çılık Kulübü’nün ilk başkanı oldu. 1932′de başlatılan girişimlerle Uluslararası Kampçılık ve Karavancılık Federasyonu (FICC) kurulduktan sonra 1933′te ilk ulus­lararası kamp ve kongre düzenlendi. Bu tarihten sonra her yıl (II. Dünya Savaşı yılları dışında) düzenlenen bu toplantı, günümüzde Uluslararası Toplantı adıyla bilinmektedir.

Buluşsal Yöntem

Buluşsal yöntem, bulgusal yöntem ya da hörİstİk olarak da bilinir, bir problemin çözümü aranırken, başlangıçta probleme varsayımsal bir çözüm öngörüp, arama işleminde bundan yönlendirici olarak yarar­lanma esasına dayalı problem çözme yöntemidir. Böyle bir yöntem şu adımları içerir:
1) Bulunacağı umulan sonuç üzerine önce­den bir kabul oluşturmak,
2) bulguların (durumların) aranması, seçilmesi ya da yorumlanması sürecinde bu kabulü kılavuz olarak kullanmak,
3) yeni bulguların ortaya çıkarılması ya da yorumlanması süreci iler­ledikçe, başlangıçta yapılan kabulü sürekli biçimde yenilemek ve düzeltmek.

İnsanın yaratıcı düşünme sürecinde önemli bir rol oynadığı kabul edilen buluşsal yön­tem, bu süreçlerin bilgisayarlarla benzetiminde de vazgeçilmez önemdedir. Pek çok sayıda olası durumun sınanması gereken bu tür benzetimlerde, arama süreci, sonuca ulaştırması daha olası durumların daha önce ele alınması biçiminde düzenlenir. Uygun bir süre içinde ve rastgele arama yöntemine göre daha hızlı bir biçimde sonuca ulaşılma­sını sağlayan teknikler arasında, çözüm sürecinde sırayla ulaşılmak üzere ardışık alt amaçlar belirlenmesi ve son amaçtan (örn. kanıtlanacak bir teorem ya da bir satranç hamlesi) geriye doğru yürünmesi gibi tek­nikler sayılabilir.

27 Nisan 2013 Cumartesi

Bu hafta KUnvention '13 haftası!

ol yapma meraklıları, kutu oyunları aşıkları, Magic the Gathering severler ve daha bir sürü farklı hobi tutkunları için KUnvention bugün başladı!

Bu sene etkinliğin teması Osmanlı İmparatorluğu. İster fes ile 1900'lü yıllardan bir Osmanlı beyefendisi olun, isterseniz yeni yetme bir sancakbeyi veya kuşanın sarığınızı kadılık yapmaya gelin.KUnvention 13 Pazar'a kadar devam edecek!

İletişim için:http://kufrp.ku.edu.tr/iletisim/ veyakufrp@ku.edu.tr

GTA V'ten yeni bilgiler haftaya!

GTA V'i kim görse "beklentileri karşılıyor" diyor, biz de beklentilerimizi iyice yükseltiyoruz. Bu sefer de videogamer sitesi haftaya GTA V hakkında taze bilgiler paylaşacağını duyurdu. Muhtemelen onlarla beraber Rockstar da resmi olarak yeni bilgileri paylaşacaktır. Fragmanları da hesaba katarsak bence devleti gelecek haftayı resmi GTA V haftası olarak ilan etmesi için darlamanın vakti gelmiş gözüküyor.


Eski cumhuriyete yeni ırk!

Tökezleye tökezleye de olsa yoluna kararlılıkla devam eden Old Republic genişlemeyi de durdurmuyor.


BioWare bugün oyuna yeni bir ırk ekleyeceklerini duyurdu. Knights of the Old Republic oyuncularının "Juhani'nin ırkı" olarak hatırlayacağı Cathar ırkını oyuna ekleyecek olan BioWare kedimsi ırkın oyuna 2.1 yamasıyla geleceğini duyurdu.

Dragon Age 3 videosu E3'te gelecek

Dragon Age 3'ten ne zaman bilgi alacağımızı uzun süredir bekliyorduk. Tahminlerimiz E3 yönündeydi, yanılmadık: video editörü Chase Boyajian biri "Dragon Age serisiyle ilgili" dört tane videoyu E3'e yetiştirmeye çalıştığını açıkladı. Bildiğiniz gibi Dragon Age 3 Frostbite 3 motorunu kullanacak. Neye benzeyeceğini deli gibi merak ediyoruz.

Hayranlar çıldırdı Type-0'yu istiyor!

Final Fantasy serisine ilginç bir eklenti olarak gözüken Type-0 Japonya'da piyasaya sürüldükten sonra lokalizasyonu bitmeden Vita çıktığı için bu taraflara gelememişti. Şimdi hayranlar Twitter ve Facebook'tan oyunun en azından dijital olarak PS Store'a gelmesi için kampanya başlatmış gözüküyorlar. Operation Suzaku isimli grubun Facebook sayfasını beğenebilir ya da Twitter'da şu mesajı paylaşabilirsiniz: "Dear @1stPD_PR, @SQEX_Members_NA, @SQUARE_ENUX_EU and @PlayStation please localize #FinalFantasy #Type0 for the West, we have money"

Bunama Hastalığı Belirtileri ve Tedavisi



Bunama, zihin gücünün zamanla azalması ya da yitirilmesi. Bunama, bir hastalık ya da hastalık grubu olmaktan çok, çeşitli hastalık ve bozukluklarda ortaya çıkabilen bir tablo­dur. Bu tablonun başlıca belirtileri, bellek, yargılama, soyut düşünme gibi zihinsel işlevlerin bozulmasıdır; aynca kişilik özellik­lerinde, davranışlarda ve toplumsal ilişki­lerde de değişiklikler görülür. İlerlemiş bir bunamada beyin hacmi küçülür, beyin boş­lukları genişler.

Bunamanın ilk belirtisi genellikle yeni bilgileri öğrenme yetisinin yok olmasıdır. Hasta uzak geçmişi iyi anımsar, ama soyut düşünme, yargılama, karar verme yetileri bozulduğundan yeni ve karmaşık durumlar­dan kaçınır; zorunlu olarak böyle durum­larda karşılaştığında ise paniğe ve büyük bir bunaltıya kapılır. Bunama öncesi zeka ve kişilik örgütlenmesi sağlam olan kişiler, çevrenin dikkatini çekmeden uzun süre bu belirtileri saklayabilirler. Toplumsal ilişki­lerin aksaması, yargılama yetisinin ve dürtü denetiminin azalmasından kaynaklanır; has­ta yersiz espriler yapabilir, taştan davranışlarda bulunabilir. Bu tip belirtiler daha çok bozukluk öncesi kişilik özelliklerinin abar­tılması biçiminde ortaya çıkar. El becerisi­nin, anlama ve konuşma yetilerinin azalma­sı, denge ve hareket bozuklukları gibi bazı nörolojik belirtiler de görülebilir, ilerlemiş tablolarda sırasıyla yer, zaman ve kişi tanıma yetileri de bozulur; ayrıca buna­maya yol açan birinci hastalığın belirtileri görülür.

Önceleri, bunamanın ilerleyen ve dönüşü olmayan bir bozukluk olduğu düşünülüyor­du; bugün bu bozukluğun iyileşip iyileşmemesinin altta yatan nedenlerle ilişkili oldu­ğu kabul edilmektedir. Vitamin eksikliği, beyne yeterince oksijen gitmemesi gibi nedenlere bağlı olan bunamalar çabuk iyile­şebilir; buna karşılık, örneğin dokuların yapısal ve işlevsel olarak yozlaşmasından kaynaklanan bunamalar genellikle ilerleyi­cidir.

Bunama belirtileri ve bunama hastalığı tedavisi hakkında sorularınızı ve yorumlarınızı aşağıdan hemen yazabilirsiniz.

Kan davası nedir Kökeni Hakkında Bilgi

Kan davası, kan gütme olarak da bilinir, genellikle akrabalık ilişkilerine dayalı toplu­luklar arasında intikam güdüsünden kay­naklanan, karşılıklı misilleme biçimindeki cinayetlere dönüşen ve süreklilik gösteren çatışma durumudur. Kökeninde, henüz devle­tin ortaya çıkmadığı kabile sisteminde, klan­lar ve kabileler arasındaki ilişkiler alanının tümünü düzenleyerek üstün bir otoritenin ve hukukun bulunmaması, dolayısıyla her klanın kendi üyelerini korumak ve onlara başka klanlardan gelebilecek saldırıları ce­zalandırmakla yükümlü tek merci olması yatar. Günümüzde ise kan davası, hukuk düzeninin bulunmadığı, hak arama süreci­nin işlemediği ya da uyuşmazlıkların iki taraf açısından kabul edilebilir bir çözüme kavuşturulamadığı toplumlarda ortaya çıkar ve geleneksel yapının güçlü olduğu yerlerde çeşitli biçimler altında varlığını sürdürür.

Kan davası genellikle haksızlığa uğrayan taraftan bir kişinin intikamım alma, onurunu kurtarma ya da misillemede bulunma biçiminde başlar. Düşman toplulukların aynı siyasal ya da kültürel birimin üyeleri olmak gibi ortak özellikleri vardır. Her topluluk içinde, tek tek üyeleri dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı koruyan güçlü bir kolektif dayanışma anlayışı egemendir. Benzer yapı­da bir başka topluluğun üyelerinin yol açtığı zarardan bu yabancı topluluğun bütün üyeleri kolektif biçimde sorumlu tutulur. Her iki tarafın ilk cinayete karşılık bir intikam cinaye­tini “hakkın yerine gelmesi” olarak görmesi durumunda kan davası doğmaz.

Yazısız toplumların çoğunda kan davasını önleyecek ya da bitirecek kurumlar vardır. Melanezya’daki Trobriandlılar ile Sudan’daki Nuerlerde olduğu gibi onuru koruma açısın­dan intikamı kaçınılmaz gören anlayışların varlığına karşın, kan bedeli ödemek uygu­laması intikam cinayetinden daha yaygındır. Avustralya Yerlileri de kan davası yerine çoğu kez düzenli savaşı yeğlemişlerdir. Güçlü bir merkezî devletin ortaya çıkması genellikle kan davasını da ortadan kaldırmıştır.

Türkiye’de kan davası toplumsal gelişmeyle birlikte ortadan kalkma eğilimi gösteren eski bir âdettir. İstatistik verilere göre öldürülen birinin kanım güderek düşman aileden bir başka kişiyi öldürme eğilimi Gaziantep, Kon­ya, Mardin, Urfa ve Trabzon illerinde dikkati çekecek ölçüde yaygındır. Kan davasında her iki taraf da genellikle ailenin erkek üyelerini hedef alır; kadın ve çocuklara yönelik cina­yetlere az rastlanır. Kan davasının aile düzeyi­ni aşarak aşiretler arası köklü düşmanlığa dönüştüğü Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da, bazen kadın ve çocukları da içine alan toplu cinayetler görülür.

Kamış Kemiği

Kamış kemiği, fíbula olarak da bilinir, bacakta dizin altında yer alan iki kemikten dışta olanıdır. İnsanda kamış kemiğinin başı, kaval kemiğinin başına bağlarla tutunur ve diz eklentiyle ilişkisi yoktur. Ayak bileğinin dış çıkıntısını oluşturan tabanı kaval kemiğine ve bilekteki aşık kemiğine bağlanır, ince ve kabaca dört yüzlüdür; biçimi kemi­ğe bağlanan kasların gücüne göre değişir.

At ve tavşan gibi birçok memelide, kamış kemiğinin bir bölümü kaval kemiğiyle kay­naşmıştır. İnsanda bu iki kemik birbirine boylu boyunca uzanan ince bir zarla bağlıdır.

Kan bedeli nedir


Kan bedeli, çoğunlukla cinayet olaylarında, cinayeti işleyenin ya da akrabalarının, ölenin akrabalarına gelenek uyarınca ödediği bedel. Birçok toplumda, düşmanlıkların kan davası biçiminde sürüp gitmesini önlediği düşü­nülür. Bazı topluluklarda, mağdur olan tara­fın öcünü kanla alma ya da kan bedeli isteme arasında seçim yapma hakkı vardır.

Kan bedelinin en eski biçimleri, öldürenin klanından ölenin klanına bir ödemeyi ifade eder. Eski Anglosakson kabilelerinde, kati­lin akrabaları kan bedelini ortaklaşa öderler ve erkek akrabalar katille aralarındaki ya­kınlık derecesine göre bu bedele katkıda bulunurlardı. Toplanan bedel, ölenin akra­baları arasında da aynı ilkeye göre bölüşülürdü. Bu durum, klanların bağrında aile ocaklarının belirginleşmiş olmasını yansıtır. Kuzey Amerika’da, Kuzey Pasifik kıyısın­daki Yerliler arasında da, bir cinayetin öcünü gerçekten kanla almak gerektiğinde bile, barışı sağlamak için kan bedeli öden­mesi zorunluydu. Çoğu yerde kan bedelinin değişmez bir ölçütü yoktu; her grup olabil­diğince yüksek bir tutar talep etmekte, anlaşmaya varılamaması ise kan davasıyla sonuçlanabilmekteydi. Kavimler Göçü za­manındaki Germen kabilelerinde ise, wer­gild ya da wergeld olarak bilinen kan bedeli­nin inceden inceye saptanmış hiyerarşik miktarları, kabile toplumunun bağrında be­liren katmanlaşmayı yansıttığı gibi, klanlar arası, yatay bir ödemeden, giderek dikey bir ödemeye, krala ödenen bir para cezasına geçişe de işaret eder. Osmanlı Devletinde ise, eski adı kanlık olan ve daha sonra cerime ya da cürüm ve cinayet akçesi olarak tanımlanan para cezalarında bu geçişin ta­mamlanışı somutlanmaktadır.

Kan Bankası Nedir

Kan bankası, tıpta kullanmak amacıyla kan toplayan, saklayan, işleyen ve nakleden ku­ruluştur. Vücut dışında uygun koşullarda sakla­nan kanın sağlığa zarar vermeden kullanıla­bileceği I. Dünya Savaşı sırasında anlaşıldı. Kan bankaları kurulmadan önce hekimler, kan nakli gerektiği zaman, uygun kan buluna­na değin hastanın akraba ve arkadaşlarının kan gruplarını araştırır, karşılaştırır, uygun vericiden kan alır ve hastaya verirdi.

Kan nakli için önemli pek çok kan grubu­nun ve yeni karşılaştırma yöntemlerinin bulunması, 1940′larda kan bankalarının özelleşmiş kurumlar olarak hızla gelişmesi­ne, kan naklinin teknik sorumluluğunun zamanla hekimlerden teknisyenlere ve pa­tologlara geçmesine yol açtı. Taze kanın ve kan ürünlerinin daha sonra kullanılmak üzere dopolanabilmesi yapay böbrek, kalp-akciğer pompası gibi yeni aygıtların ve kan değiştirmede yeni yöntem­lerin kullanımını kolaylaştırdı. Kan kısa bir süre sağlanabilirse de çeşitli bileşenleri (örn. alyuvarlar, plazma) dondu­rularak bir yıl, hatta daha uzun süre korunabilir. Bu nedenle bağışlanan kan genellikle kan bankasında bileşenlerine ay­rılarak depo edilir. Bu bileşenlerden bazıla­rı kanamayı durduran trombositler, kansız­lıkta kullanılan yoğunlaştırılmış alyuvarlar, pıhtılaşmada rol oynayan fibrinojen, bazı bulaşıcı hastalıkları önleyen ya da etkisini azaltan gammaglobülin ile şokta kan hacmi­ni artıran albümindir. Böylece tek bir kan bağışıyla beş ya da altı hastanın gereksinim­leri karşılanabilir. Kan bankalarının çoğu yeterince kan top­layamama sorunuyla karşı karşıyadır. Bu sorun, verici kanından yalnız istenen bileşe­nin alınmasını, kalan sıvı ve hücrelerin vericiye geri verilmesini sağlayan bir yönte­min geliştirilmesiyle bir ölçüde giderilmiştir. Bu yöntem, belirli bir bileşenin tek bir vericiden büyük miktarlarda alınabilmesini de sağlar.

26 Nisan 2013 Cuma

TurboBit İle Para Kazanmak - Upload Yaparak Para Kazanmak?


Arkadaşlar size TurboBit.Net hakkında bilgi vereceğim. Bu arada upload yaparak para kazanmak ve her hafta ödeme almak için dediklerimi dikkatle okuyunuz. Referansımla üye olanlara elimden geldiğince yardımcı olacağım. Referansımdakileri kendi arayüzümde görebiliyorum. Neyse bilgi vermeye başlayalım:

Merhaba Arkadaşlar, bilindiği üzere bir çok para kazanma sistemi mevcut, Bunların en güzel olanı ve kendi araştırmalarım sonucu en iyisi upload yaparak para kazanmak.. Siz bir upload sitesine yükleme yapıyorsunz, (müzik olabilir, film olabilir, bu sizin yaratıcılıgınza kalmış,) sonra bunları ilgili forumlarda paylaşıp download başı para kazanıyorsunuz, (örn: film için google film forum yazsanız onlarca site çıkıyor) Size sistemi resimlerimle kazançlarımla anlatacağım...

Aşağıdaki Tabloda Turbobitin Kazanç Tarifesine Bakabilirsiniz. 




(Download başı para ediyor, yani tek downda bile para alıyorsunuz)

Tabloda Görüldüğü Gibi Rank Sistemi Yoktur.

Yine Tabloda Görüldüğü Gibi Tek Seferde 100Gb ' lık Dosya Upload Edebilirsiniz.

Yapılan indirmelerin sayıldığı ülkeler:
Rusya, Ukrayna, Kazakistan, Letonya, Lituanya, Estonya, ABD, Kanada, Avustralya, Belçika, Britanya, Almanya, Hollanda, İtalya, İrlanda, İspanya, Portekiz, Fransa, İsviçre, Danimarka, Norveç, Finlandiya, İsveç, Bulgaristan, Yunanistan, Polonya, Romanya, Slovakya, Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Kuveyt, BAE, Suudi Arabistan, Japonya, Singapur

Neden turbobit ; çünkü diğer sitelere göre kazanç sistemi daha yüksek..

Turbobitin En Çok Beğendiğim Yönü Mükemmel bir İstatistik Sistemi Olması.
-Hangi Dosya Gün İçinde Ne Kadar İndirilmiş
-Hangi Sitelerde Link Gösterilmiş ve indirilmiş(indirme sayıları ile birlikte)
-ve Birkaç İstatistik Daha.. 

  


Ödemelerinizi PayPal ve WebMoney Aracılığıyla Alabilirsiniz.
Minimum Ödeme Miktarı 10 Dolardır.
10 Doları Geçtiğiniz Zaman Ödeme Talep Edebilirsiniz.

Şahsen ben paypal kullanıyorum, paypalden de banka hesabıma çekmek artık ücretsiz, kolayca sorunsuzca çekiyorum, tabi böyle konuşmak olmaz değilmi, işte screenshotlar : 



Referans Kazançlarınız:

1.Seviyedeki Referanslarınız için %20
2.Seviyedeki Referanslarınız için %5 ; Oranında Kazan Elde Edeceksiniz.

Ftp , Remote ve Multiupload Desteği Mevcuttur.

Ödemelerinizi PayPal ve WebMoney Aracılığıyla Alabilirsiniz.
Minimum Ödeme Miktarı 10 Dolardır.
10 Doları Geçtiğiniz Zaman Ödeme Talep Edebilirsiniz.  


Arkadaşlar son olarak benim referansımdan üye olursanız hiçbir şey kaybetmessiniz. Aksine size bu konu hakkında her zaman yardımcı olabilirim.  Soru ve sorunlarınıza yardımcı olabilirim. Referansımla üye olanlar ve olmayanlar için teşekkürler...

BUYRUN SİTE:  TurboBit.Net